
SU VE DÜNYAMIZ
Su, hayatin özü ve vazgeçilmezi... Su, bütün canlilarin biricik hayat kaynagi. .. Su, yeryüzünü diger tüm gezegenler içinde ayricalikli kilan madde...
Tarih boyunca medeniyetlerin olusmasinda en önemli unsur su oldu, çünkü insanoglu bir yere yerlesmek için ilk önce suyu aradi. Su buldugunda ise sehirler, medeniyetler kurdu. Akarsular boyunca insa edilen sehirler hep "kadim sehirler" oldu.
Eski çaglarin gündelik hayatinda su kutsaldi, çünkü safligin, sadeligin ve bilgeligin sembolüydü. Suyu israf etmek tabiatin dengesini bozmakti. Onun için Eski Misir'da ölünün yani basinda bulunan "Ölü'nün Kitabi"nda tanriya verilen hesapta: "Çalmadim, öldürmedim, sulari kirletmedim." ifadeleri yer aldi. Ganj nehrinde, Firat ve Dicle'nin kenarinda, Amerika'nin derin irmaklarinda su, hep varligin özü olarak saygi gördü. Bütün eski medeniyetlerde, kutsal kitaplarda ve bilgeligin izlerini tasiyan bütün eserlerde suya mistik bir güç atfedildi.
21. yüzyilda su, insanoglu için daha da önemli. Çünkü hizla artan nüfus, sanayilesmeye bagli kirlenme nedeniyle su kaynaklari artik daha degerli. Bugün bilim adamlari insanligin gelecekteki su ihtiyacina çözüm bulabilmek için suyu en az kayip ile kullanma, atik suyu yeniden kullanabilme ve deniz suyunu tatli suya dönüstürebilme yolunda projeler üretiyorlar.
Basit Bir Formül, Iki Hidrojen Ve Bir Oksijen
Suyun aslinda basit bir yapisi vardir ama yeryüzünün en sira disi maddelerinden biridir. Biri yakici digeri yanici iki maddenin, hidrojen ve oksijenin bir araya gelmesiyle olusmustur. Su molekülleri arasinda hidrojen bagi olarak adlandirilan çok farkli ve özel bir bag vardir. Kirilmasi çok güç olan bu bag nedeniyle su beklenenden daha yüksek ve daha düsük sicakliklarda buharlasir ve donar.
Yeryüzünde bütün maddeler için geçerli bir fizik kanunu vardir: "Isinan maddeler genisler ve yogunlugu azalir. Soguyan maddeler ise daralir ve yogunlasir". Bu kanunun tek istisnasi ise sudur. Suyun donmasiyla olusan yogunlugunun yani buzun sudan daha fazla, yani daha agir olmasi gerekirken buz, sudan hafiftir. Bu sayede binlerce ton agirligindaki buz daglari, suyun üzerinde dibe çökmeden yüzerler ve kalin buz tabakalarinin altinda canli hayati devam eder.
Suyun Dogal Çevrimi
Hayatin temelini olusturan su tek kullanimlik bir madde degildir. Eger tek kullanimlik olsaydi bugüne degin hepsi tükenmis olurdu. Su yok olmayan, bir döngüyle kendisini yenileyebilen bir enerji ve hayat kaynagidir. Suyun dogal çevrimi; yeryüzünde, yeraltinda ve atmosferdeki suyun sürekli yer degistirmesi, dolasmasidir. Hayatin sürekliligi, milyonlarca yildir devam eden su çevrimine baglidir.
Su çevriminde; -okyanuslardan baslayarak anlatilacak olursa günes, okyanuslardaki suyu isitir ve isinan su buharlasir. Yükselen sicak hava akimlari sayesinde su buhari atmosferin yukari kisimlarina tasinir; su buhari, atmosferin yüksek kesimlerindeki soguk hava ile karsilastiginda, bulutlar halinde yogunlasmaya baslar. Bulutlar havanin sogumasiyla olusan milyonlarca küçük su damlacigindan veya buz kristallerinden olusmustur. Hava akimlari sayesinde bulutlar dünya çevresinde hareket ederler; bu esnada bulutlardaki damlaciklar birbirleriyle çarpisarak birlesirler ve daha büyük damlaciklar haline gelirler. Zamanla bu damlaciklar, hava akimlari tarafindan tutulamayacak kadar büyüyüp agirlasir ve yagis olarak yere düser; bu yagislar akarsulari, gölleri, yeralti sularini besler. Hidrolojik döngü ya da suyun dogal çevrimi bu sekilde sürüp gitmektedir.
Su Varsa Hayat Var
Su, dünyamizi bilinen bütün gezegenlerden farkli kilan maddedir, Baska gezegenlerde hiç su bulunmazken dünyamiz su zenginidir, dörtte üçü sularla kaplidir. Ancak, bu sularin çok azi insanoglu için ulasilabilir tatli sulardan olusur.

Miktari bu kadar az olan kullanilabilir, özellikle de içilebilir su, yeryüzünde esit olarak dagilmis degildir. Bugün yeryüzündeki su kaynaklarinin yaridan fazlasi sadece 10 ülkenin sinirlari içinde bulunmaktadir. Bir bölgenin su açisindan zengin olup olmadigi ise, nüfusuna oranla ne kadar su kaynagina sahip olduguna baglidir.
Örnegin Kanada, yillik kisi basina 92.000 m3'ten fazla su ile su zenginligi açisindan ilk siralarda yer almaktadir. Yok denecek kadar az su kaynagina sahip Kuveyt'in yani sira, yillik kisi basina düsen su miktari açisindan 138 m3 ile Ürdün, 124 m3 ile Israil, dünyanin su kaynaklari açisindan en fakir ülkeleri arasindadirlar. Ülkemizde ise yillik kisi basina düsen su miktari 1430 m3'tür.
Su Kaynaklari Yok Oluyor
Suyun tabiatta sürekli dolastigi, kendini yenileyebildigi ve yok olmadigi her ne kadar bu dogru olsa da; günümüzde su kaynaklarinin kirletilmesi ve bilinçsiz tüketim nedeniyle su, giderek kullanilamaz hale gelmektedir. Yasanan su sorunlari; cografi, ekonomik ve siyasi nedenlere baglanabilir.
Küresel isinmadan kaynaklanan iklim degisikliklerinin yerüstü ve yeralti su kaynaklarini kurutmasi, bazi bölgelerde topragin kuraklasmasi gibi sebepler cografi nedenlere örnek olarak sayilabilir. Tarimsal faaliyetlerin dogru bir biçimde yönetilmemesi, orman arazilerinin acimasizca katledilmesi, endüstriyel üretimde suyun israf edilmesi ve aritilmadan dogaya birakilmasi ekonomik nedenlere örnek olarak gösterilebilir.
Suyun yenilenmesi için gereken süre
| Suyun Kaynagi |
Yenileme Süresi |
| Dünya okyanuslari |
2.500 yil |
| Yeralti suyu |
1.400 yil |
| Buz kütlelerinden erimeler |
9.700 yil |
| Daglardaki buz olusumlari |
1.600 yil |
| Kutup bölgeleri |
10.000 yil |
| Göller |
17 yil |
| Islak zeminler |
5 yil |
| Topraktaki su |
1 yil |
| Kanal agi |
16 gün |
| Atmosferdeki su |
8 gün |
| Biyolojik su |
Birkaç saat |
Suyun uluslararasi paylasimi ve kullaniminda ülkelerin birbirlerinin haklarina saygi göstermemeleri, özellikle yoksul ülkelerde savas ve geri kalmislik gibi nedenlerle su konusunda yatirimlarin yapilamamasi su sikintisi yasanmasina neden olmaktadir.
Bugün yeryüzünün her yerinde, yerine dolabilecek miktardan çok daha fazla su topraktan çekilerek pompalaniyor. Sadece yeralti sulari degil akarsu, göl gibi su kaynaklari da bugün yetersiz kalma tehlikesi ile karsi karsiyadir.
Bu denli kit ve degerli olan bu kaynagi tehdit eden, sadece suyun bosa harcanmasi ya da gereginden fazla kullanilarak israf edilmesi degildir. Içilebilir su kalitesinin giderek düsmesinde, çevresel faktörlerin etkisi de önemli rol oynamaktadir.
Sözgelimi, fabrikalar atiklarini nehirlere ve derelere bosaltmakta, bu nedenle içme sularimiz kirlenmektedir. Yani, insan eliyle doganin dengesi bozulurken, yasamimiz için gerekli suyu elde etmek de giderek zorlasmaktadir. Insanlar az miktardaki kullanilabilir suyu, düsüncesizce ve hoyratça kullaniyor, su kaynaklarini savurgan sekilde yok ediyorlar.
20. yüzyilda dünya nüfusunun 19.yüzyila oranla üç kat artmasi karsisinda, su kaynaklarinin kullanimi alti kat artmistir. Bu durum, küresel bir su krizini gündeme getirmis; ekonomik, politik ve çevresel konulardaki mücadeleler ve çekismeler çok daha yaygin ve ciddi boyutlara ulasmistir. Su kaynaklari; miktar, kalite ve tüm diger kullanimlar açisindan da birçok ciddi sorunla karsi karsiyadir. Gelismis ya da yeni gelismis ülkelerde yasayan pek çok insan için, suyun varligi siradan ve alisilmis bir seydir. Modern kentlerde insanlar çamurlu su kullanmak zorunda kalmazlar. Modern sehirlerde yasayanlar suya bagli hastaliklardan dolayi ölmezler. Bu durum, dünyanin geri kalan yoksul bölgelerinde yasayan insanlarin, saglikli suya ulasmak için ne büyük güçlüklerle karsi karsiya kaldiklarini bizlere unutturmaktadir.
Temiz ve güvenli su ihtiyacinin karsilanmasini olumsuz yönde etkileyen faktörler
- Nüfus artisi
- Kentlesme
- Hizli sanayilesme
- Atiksuyun aritilmamasi
- Kontrolsüz sanayi atiklari
- Ormanlarin yok edilmesi
- Yanlis tarim faaliyetleri
Gelecekte Su
Su açisindan, dünyayi pek parlak bir gelecek beklemiyor. Gelismis ülkeler, hâlihazirdaki beslenme ve tüketim aliskanliklarini sürdürdükleri takdirde, gelecekte su rezervleri yetmeyecek. Örnegin, su sikintisi çeken Afrika ve Ortadogu gibi bölgelerde gelecekteki savaslarin su savaslari olacagi söyleniyor.
Son yapilan uluslararasi toplantilarda da bu sorunlara dikkate çekiliyor. Açlik, hastaliklar, çevre felaketleri, baraj ve kanalizasyon yapimi, iklim degisimi ve Ortadogu'da adil su paylasimi gibi konular bu toplantilarin baslica gündem maddelerini olusturuyor.